Nalan Örgüt, 7 saat önce, bir önceki başlığımın altına eklediği yorumda demiş ki:
DİYORLAR Kİ ,COŞKUN BÜKTELİN YAZILARINI ÇOK UZUN OLDUĞU İÇİN OKUYAMIYORUZ ,....VE HAKLI OLDUĞU KONULARDA BİLE ,ONUNLA SÖYLEŞEMİYORUZ ...KİM BUNLAR DEME ,ONLAR SANA SAYGI DUYANLAR MERAK ETME SAPIKLAR DEĞİL ...
ÖRGÜT'E BUNU SORDUĞU YERDE, ŞU CEVABI VERDİM:
Yani bu ülkede bir yazının ne kadar uzun olması gerektiğini benden iyi bilecek insanlar mı var? Kimsenin benim her yazdığım şeyi okuması ya da benimle söyleşmesi gerekmez. İftiraya karşı olması yeter. Devlet memuru (DT sanatçısı) Merih Atalay bile, şu yumuşak ve ürkek ifadelerle de olsa, iftiraya karşı çıkabiliyor ve bir sanatçı olarak iftira karşısında sessiz kalmanın onursuzluğundan kendini kurtarabiliyor; işte DT sanatçısı Merih Atalay'ın dedikleri:
"Bence de Özdemir Nutku artık bu hikayeye bir son vermelidir. Tükürdüğünü yalamak zor gelebilir büyük insanlara. Babalara. Atalara. Ama insan olan insana belki de en yakışanıdır ve hiç de onursuz bir tarafı yoktur.
Şahsen ben böyle bir varsayımda bulunsaydım kanıtlamadan oturmazdım yerimde. Kanıtlayamıyorsam da, çoktan özrümü tüm gazetelerde hatta tam boy olarak yayınlamaktan hiç ama hiç gocunmaz ve çekinmezdim.
Eğer ben Türkiye Tarihinin önemli bir adamı olsaydım ve de adım Özdemir Nutku olsaydı, asla böyle bir polemiğe bu denli çıra taşınmasına da göz yummazdım. Bu saçma sapan kıvılcımı boşyere harlandırmazdım hiç. Tüm çıracılar gibi kendimi de işten çıkartmakta beis görmezdim.
Yazarlar, araştırmacılar, duayenler, virtüözler, bilir kişiler eğer bu örneğimizdeki adil olanın ne olması gerektiğini hala bilemiyorlarsa gerçekten Hilmi Bulunmaz haklıdır. Coşkun Büktel de sonuna kadar savunulmayı hak eder!!"
KAYNAK: http://www.coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm
Merih, benim bütün yazılarımı okudu mu? Okumadı. (Zaten iftiraya karşı çıkmak için benim bütün yazılarımı okumaya gerek yok: Hiç de uzun olmayan ama iftiranın tüm kanıt ve belgelerini içeren şu özlü yazımı okumak yeter de artar bile: http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm)
Merih benimle söyleşti mi? Evet, söyleşti. Söyleşmek istedi ve söyleşti. Linççiler ve takma isimliler ("ne idiği belirsizler") dışında benimle söyleşmek isteyen herkes, benimle söyleşti. Ben iddialarım bakımından megaloman sanılacak kadar aşırı bir insan olabilirim ama tanıyanlar bilirler: Aynı zamanda, dünyanın en mütevazı, en kolay ulaşılabilir ya da söyleşilebilir adamıyım. Tanıdığım hiç kimse, benimle söyleşmek isteyip de söyleşemediğini iddia edemez.
Yani sana sıralanan o bahanelerin hiçbir geçerliliği yok. Keşke bu anlattıklarımı sana o bahaneleri sıralayanlara sen anlatabilseydin. Çünkü her şey son derece açık. Linkini yukarıda verdiğim " LİNÇÇİ GERİ ZEKÂLILAR İÇİN ALFABE DÜZEYİNDE ÖZDEMİR NUTKU SKANDALI REHBERİ" başlıklı yazımın ilk paragrafında dendiği gibi:
"Özdemir Nutku skandalı, Devlet Tiyatrosu kamerasının CD kaydı ile de kanıtlanmış, açık, basit, kolay anlaşılır, bir iftira olayıdır. Genlerinde iftiraya karşı onları tepki vermeye zorlayan insani birtakım özellikler bulunması kaydıyla, geri zekâlılar bile anlayabilir."
(BAKINIZ: http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm)
1 Kasım 2012 Perşembe
"Theope" adlı oyunun yazarı ve "Ölüleri Gömün" oyununun çevirmeni Coşkun Büktel'le birlikte kendisinin sanatsal ifade olanaklarını ilelebet ilga ve imhâ etmek için bir araya gelen tam tamına 1100 KİŞİLİK LİNÇÇİ KARA KALABALIK ile her alanda dişe diş mücadele edebilecek güce sahip olan Bulunmaz Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, "facebook bataklığı" diye adlandırdığı sosyal paylaşım sitesinde görüp okuduğu aşağıdaki yazı üzerine düşünürken, şöyle söyledi: "Ben, 'Türkiye dramatik yazarlığının Everest'i 'Theope'ye iftira atan LİNÇÇİ Prof. Dr. Özdemir Nutku'nun (gayet net olarak ortada durup kendini dayatan) bu iftirasını göremeyecek kadar kör ve geri zekâlı insanların soluk aldığı bir ülkede, LİNÇÇİ alçaklarla aynı kaptan su içeceğime (LİNÇÇİ alçakların yaptığı gibi sade suya tirit tiyatro yapacağıma), hiç tiyatro yapmamayı yeğleyebilirim!"
30 Ekim 2012 Salı
Coşkun Büktel, Kemal Başar'ın "Çağdaş tiyatro, yönetmenin işidir." tezine şiddetle karşı çıkıyor!
KEMAL BAŞAR TWITTER'DA YAZMIŞ: "Çağdaş tiyatro, yönetmenin işidir. Başarısızlıksa sonuç, sorumluluğu onun ve onu seçenlerin üstündedir. Oyuncuyu, seyirciyi suçlamak zaaf..."
KEMAL BAŞAR BENİ ENGELLEDİĞİ İÇİN TWITTER'DA CEVAP VEREMEDİM, O NEDENLE BURADA CEVAP VERİYORUM:
Sizin "çağdaş tiyatro" dediğiniz o şey, aslında benim "asparagas tiyatro" dediğim şeyin ta kendisidir... Benim "Yönetmen Tiyatrosuna Karşı" (http://coskunbuktel.com/yonetmentiyatrosuna%20karsi.htm) kitabımdaki kanıtlı belgeli tezlerime karşı gıkını çıkaramayan ve kendini benim tezlerime karşı ancak sansürle koruyan yetersiz birtakım insanların, tiyatroda tanrıcılık oynaması, sanat filan olamaz. Sanat yapabilmek için, önce "sanatçı" olmak gerekir. Ve sanatçı olmak için, tiyatral iktidarın cebinize koyduğu "sanatçı kimlik kartı" yeterli değildir. Her zaman söylediğim gibi: Bazı yanlışlar tüm doğruları götürür. Sansürden medet uman bir insan allame-i cihan olsa, sanatçı olamaz. Ve Kemal Başar zaten allame-i cihan değildir.
(Kaynak: facebook)
KEMAL BAŞAR BENİ ENGELLEDİĞİ İÇİN TWITTER'DA CEVAP VEREMEDİM, O NEDENLE BURADA CEVAP VERİYORUM:
Sizin "çağdaş tiyatro" dediğiniz o şey, aslında benim "asparagas tiyatro" dediğim şeyin ta kendisidir... Benim "Yönetmen Tiyatrosuna Karşı" (http://coskunbuktel.com/yonetmentiyatrosuna%20karsi.htm) kitabımdaki kanıtlı belgeli tezlerime karşı gıkını çıkaramayan ve kendini benim tezlerime karşı ancak sansürle koruyan yetersiz birtakım insanların, tiyatroda tanrıcılık oynaması, sanat filan olamaz. Sanat yapabilmek için, önce "sanatçı" olmak gerekir. Ve sanatçı olmak için, tiyatral iktidarın cebinize koyduğu "sanatçı kimlik kartı" yeterli değildir. Her zaman söylediğim gibi: Bazı yanlışlar tüm doğruları götürür. Sansürden medet uman bir insan allame-i cihan olsa, sanatçı olamaz. Ve Kemal Başar zaten allame-i cihan değildir.
(Kaynak: facebook)
1 Ekim 2012 Pazartesi
Bulunmaz Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, "Theope" adlı oyunun yazarı ve "Ölüleri Gömün" oyununun çevirmeni Coşkun Büktel'in aşağıdaki yazısını okuyunca şöyle düşündü: "MUSTAFA DEMİRKANLI, YERYÜZÜNDE BİR İNSANA 'KÜFÜRBAZ' DEMEYE HAKKI OLMAYAN TEK İNSANDIR."
Mustafa Demirkanlı yeryüzünde bir insana "küfürbaz" diyecek en son insandır. Yoktur onun böyle bir hakkı...
(BELGE VE KAYNAK GÖSTERMEYE, BELGE VE KAYNAKLARA LİNK VERMEYE, BENİM KİME VE NASIL KÜFRETTİĞİMİ SERGİLEMEYE GEREK DUYMAKSIZIN) BENİ, SÜREKLİ OLARAK, KÜFÜRBAZ OLMAKLA, "KÜFREDEREK VAROLMAKLA" SUÇLAYAN MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN BANA YÖNELİK, KENDİ AĞZINDAN, "BELGELİ" KÜFÜRLERİ:
Büktel, sen ne kadar korkak bir adamsın ve sen ne kadar yalanı ilke edinmiş bir adamsın ve sen Büktel ne kadar
iftiracı bir adamsın. Adamsan karşıma çık, ne diyeceksen yüzüme söyle, bunu sana defalarca söyledim ve sen hepsinde kaçtın... Sadece yalan, iftira ile yaşamayı tercih ediyorsun. Eğer sen adamsan, karşıma çıkamıyorsan sıkıştığın yerde adımı kullanma! Bu takma ismlilerin sahibi tam bir orospu çocuğudur, bunları bana maletmeye kalkan da kendi sıfatını kendine yakılştırsın ama Büktel bir daha belgesiz konuşmam deme, eğer utanma duygun varsa. Tekrar ediyorum, bu takma isimlileri yaratan Orrospu çocuğudur!!! Sakın bana küfrettin deme! Ben şerefsizlere küfrediyorum, o şerefsiz elini kaldırırsa, "benim o derse" ben de evet o elini kaldırana küfrettim diyeceğim. Karşıma çıkmadan bu iftiralarla yaşamayı tercih ediyorsan bu ancak sana yakışır. Pis iftiracı, yalancı... Yüreğin ve kendine güvenin varsa karşıma çık pis iftiracı... Utanma duygusunu yitirmiş sahte yazar...
BELGENİN KAYNAĞI: http://www.coskunbuktel.com/bukteldemirkanlineicti.htm
(NOT: Yukarıda linkini verdiğim sayfada, belgenin, orijinal facebook sayfasındaki orijinal ilk halinin coskunbuktel.com'a kopyaladığım versiyonudur. Sayfanın sonunda, belgenin orijinal facebook sayfasına da link verilmiştir. Ama facebook sayfasında bazı kişiler sonradan yorumlarını sildikleri için, sayfa orijinalitesini bir ölçüde yitirmiştir. O nedenle, okurların sayfayı önce eksiksiz kopyasından tanımasını tercih ettik.)
26 Temmuz 2012 Perşembe
SOSYALİST SANATÇI HİLMİ BULUNMAZ, "ARKA SIRADAKİLER" SENARYO DOKTORU COŞKUN BÜKTEL'İN, LİNÇÇİLER KADAR YANLIŞ DAVRANIP, KENDİSİNİ HAKSIZ YERE SUÇLADIĞI AŞAĞIDAKİ YAZISINI, GEREKLİ GÖRDÜĞÜ DOZDA MUTLAKA YANITLAYACAK!
SİNEKTEN YAĞ ÇIKARMAK ZORUNDA DEĞİLİZ!
Sendikal mücadele için Selin Erdem'in ölmesinden önce de yeterli neden vardı. Selin Erdem ölmese de, sendikal mücadeleyi gerekli kılacak şartlar mevcuttu. Emekçiler, Selin Erdem ölmeden önce de sömürülüyorlardı. Emekçiler Selin Erdem'in ya da herhangi bir emekçinin ölmediği setlerde de sömürülüyorlardı ve sömürülüyorlar. Sendikal mücadeleyi hararetlendirmek için tesadüfün yardımına ihtiyaç olmamalıydı. Sendikal mücadeleyi kitlelere duyurmak için herhangi bir sette, bir kamyonun freninin patlaması ve o sırada herhangi bir emekçinin tesadüfen orada olup kamyonun altında kalması gerekmiyordu. Sendikal mücadelenin böyle talihsiz bir tesadüfü (Orada ölen kişi, pekâlâ Hamdi Alkan'ın dizide oynamış kızı ya da Coşkun Büktel'in dizide oynamış oğlu da olabilirdi.) gayrı insani biçimde propaganda malzemesi olarak suistimal etmesi, şart değildi, çünkü setlerdeki koşullar adam akıllı anlatıldığında koskoca bir külliyat oluşturabilecek kadar vahimdi. Selin Erdem ölmese de, sendikal mücadele için yeterli nedenler ve koşullar mevcuttu.
Linççilerin alçaklığını anlatmak için, Hilmi'nin Lefkoşa'daki protestoya gitmesi şart değildi. Hilmi Lefkoşa'ya gitmese de linççiler alçaktı. Linççiler Hilmi'nin gittiği gibi Lefkoşa'ya gidememedikleri için alçak olmadılar. Linççileri alçak yapan şey, Hilmi'nin Lefkoşa'ya gitmesi olmadı. Linççiler ya da Lefkoşa'ya gidemeyenler, Lefkoşa'ya gidemedikleri için alçak değildirler. Lefkoşa'ya gitmekle linççiler ya da onların alçaklığı arasında bağ kurmaya çalışmak sinekten yağ çıkarmaya çalışmaktır. Biz sinekten yağ çıkarmaya tenezzül etmek zorunda değiliz, çünkü linççilerin alçaklığına ilişkin zaten koskoca bir külliyat yaratmışız. Linççilerin Lefkoşa'ya gitmemesinden (bu kadar doğal asla suç sayılamayacak bir durumdan) yararlanmaya tenezzül etmek zorunda değiliz. Hatta tam tersini yapmak zorundayız: Lefkoşa'ya gitmeyen herkesin alçak olduğu anlamına da gelebilecek bir başlık kullanmaktan kesinlikle sakınmalıyız. O nedenle Hilmi'nin, şu aşağıya aktardığım ve sayfasına link verdiğim başlığını, Selin Erdem "kazasıyla" ilgili tutumundaki kadar yanlış buluyorum:
Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz , LİNÇ KAMPANYASI imzacısı alçakların katılmadığı Lefkoşa Belediye Tiyatrosu eylemine katıldı: http://www.tiyatroyun.blogspot.com/2012/07/lincci-alcaklarn-katlmadg-lefkosa.html
12 Temmuz 2012 Perşembe
Bulunmaz Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'la "Theope" adlı oyunun yazarı ve "Ölüleri Gömün" oyununun çevirmeni Coşkun Büktel'i "aynı kişi", "bir tek kişi", "kişiliksiz kişi" gibi gösterme gayreti içerisindeki kişiliksiz kişilerin cirit attığı facebook'ta neler oluyor neler!
Hiçbir partiye, hiçbir cemaate, hiçbir gruba dahil olmaksızın saatini yalnızca somut hakikate göre ayarlayan bağımsız bir yazar olmak ne kadar zormuş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
