20 Mayıs 2013 Pazartesi

Mustafa Demirkanlı 'Bu kaçıncı numaranız, sikip üzerime atmanız' dedi






DEMİRKANLI BU KEZ BAHAR TEMİZLİĞİNİ YILDIRIM HIZIYLA YAPTI, HAKARETİNİ AYLAR SONRA DEĞİL SADECE SAATLER SONRA SİLİP ÖRTBAS ETTİ

Coşkun Büktel (Notlar) - 20 Mayıs 2013 Pazartesi, 09:46
Aşağıda, Perşembe günü akşama doğru yayınladığımız ve Cuma sabahı Mustafa'nın ilk yorumunun (tam tahmin ettiğimiz üzere) silinmiş olduğunu gördüğümüz facebook sayfamızın, Perşembe akşamı (yani Mustafa'nın silip örtbas etme eyleminden -"bahar temizliğinden"- önce) kopyalamış olduğumuz orijinal halini görüyorsunuz. Görüldüğü üzere, Mustafa, aşağıdaki ilk yorumunda, hiçbir belgeye gerek duymaksızın, (sırf takma isimle bize olmadık iftiralar atmış ve iğrenç fotomontajlarımızı yayınlamış olan kalleş sapık Burak Caney'e "orospu çocuğu" dediğimiz için) bizi bir kez daha "küfürbaz ikili" olarak anıyor. Mustafa'nın yorumu üzerine Hilmi'yi arayıp, yorumu Hilmi'ye okudum ve "Mustafa senin adını vermiş, sabaha doğru savcıya gidip tespitini yaptır" dedim. Hilmi, oğlu Cemal'in yurtdışında olduğunu, atölyede yalnız kaldığını ve Cuma sabahı atölyeyi bırakıp savcıya gidemeyeceğini, ancak Pazartesi günü mutlaka gideceğini söyledi. Mustafa'nın tıynetini iyi bildiğim için, Hilmi'ye aynen şöyle dedim: Çok geç, Pazartesi'ye kadar çoktan silmiş olur. Hatta yarın sabah bile silmiş olabilir. Yanılmamıştım, Mustafa, Cuma sabahı uyandığımda hakaret içerikli o ilk yorumunu, tartışmayı izlemiş okurlardan zerre kadar utanmaksızın, silmişti bile.

Ama Hilmi, Pazartesi günü (bugün) savcılığa yine de giderek, Mustafa'nın yeni bir "bahar temizliğiyle" örtbas ettiği hakaret suçunu şikayet etti. İşte Hilmi'nin savcılığa verdiği şikayet dilekçesinin linki:http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/05/blog-post_7183.html

Bu da, aşağıda Mustafa'nın sonuncu "bahar temizliğinden" önceki kopyasını sunduğumuz sayfamızın; bugünkü, şu anki, "bahar temizliği" sonrası eksilmiş halinin linki:http://www.facebook.com/coskun.buktel/posts/604613976223383"



EVET, İKİNCİ BİR THEOPE VAR" İDDİASINA CEVAP

Sayfayı tümüyle okumaya vaktiniz yoksa bile,

ipliğini çoktan pazara çıkardığımız halde, yıllardır Özdemir Nutku tarafından dahi bir kez olsun savunulamamış olduğu halde; insan hafızasının "unutma" hastalığına aşırı güvenen (ve kendilerini sıkıştırdığımızda bize, biz sizinle eğleniyoruz, diye cevap verebilen) iftiracı linççilerin, zerre kadar utanmaksızın inanılmaz bir pişkinlikle (muhtemelen sırf "eğlence" olsun diye) hâlâ gündeme getirebildiği "Evet, İkinci Bir Theope Var" iddiasında, gerçekleri önemsiz laf kalabalığı arasına gizleyip iftirayı öne çıkaran (okuru acımasızca aldatmaya ve yanıltmaya yönelik) saptırma, çarpıtma, demagoji ve dezenformasyon örneklerini somut biçimde, tek tek saptayıp teşhir ettiğimiz

üstü sarıya boyalı bölümleri mutlaka okuyun!

http://coskunbuktel.com/ikincitheopeiddiasi.htm Beğen · · Gönderiyi Takip Etmeyi Bırak · Paylaş · Tanıtımını Yap
  • Coşkun Büktel Bize bugün bile hâlâ "küfürbaz ikili" diye hakaret eden Mustafa'nın, küfürleri: 

    "Büktel, sen ne kadar korkak bir adamsın ve sen ne kadar yalanı ilke edinmiş bir adamsın ve sen Büktel ne kadar iftiracı bir adamsın. Adamsan karşıma çık, ne diyeceksen y
    üzüme söyle, bunu sana defalarca söyledim ve sen hepsinde kaçtın... Sadece yalan, iftira ile yaşamayı tercih ediyorsun. Eğer sen adamsan, karşıma çıkamıyorsan sıkıştığın yerde adımı kullanma! Bu takma ismlilerin sahibi tam bir orospu çocuğudur, bunları bana maletmeye kalkan da kendi sıfatını kendine yakılştırsın ama Büktel bir daha belgesiz konuşmam deme, eğer utanma duygun varsa. Tekrar ediyorum, bu takma isimlileri yaratan Orrospu çocuğudur!!! Sakın bana küfrettin deme! Ben şerefsizlere küfrediyorum, o şerefsiz elini kaldırırsa, "benim o derse" ben de evet o elini kaldırana küfrettim diyeceğim. Karşıma çıkmadan bu iftiralarla yaşamayı tercih ediyorsan bu ancak sana yakışır. Pis iftiracı, yalancı... Yüreğin ve kendine güvenin varsa karşıma çık pis iftiracı... Utanma duygusunu yitirmiş sahte yazar..."

    KAYNAK: http://www.coskunbuktel.com/bukteldemirkanlineicti.htm
  • Coşkun Büktel Küfür konusunda "yatacak yeri yok" ama bugün bile hâlâ kalkıp (üç-beş saat sonra silip örtbas etmek üzere) bize "küfürbaz ikili" diye hakaret edebiliyor.

    MAHKEME HAKİMİNİN "AĞIR TAHRİK" OLARAK NİTELEDİĞİ HİÇBİR BELGEYE DAYANMAYAN ŞU İĞRENÇ SUÇLAMA VE 
    İFTİRALAR DA MUSTAFA'NIN:

    “Hiç Çıldırma Bre Büktel!”

    Coşkun Büktel çıldırmış durumda. Ruhunun kirliliğini yansıtan kirli gri sitesinde sarı beyaz kırmızı Çingene çadırı gibi kocaman upuzun cümlelerle haykırıyor, kükrüyor, tehditler savuruyor ne yapacağını şaşırmış gibi dolaşıyor.

    Mustafa Demirkanlı'nın sitesinde daha önce kullanılan ve tam da yerini bulan gamalı haçlı kolajını sanki bir suç unsuruymuş, bir hakaretmiş gibi veriyor.

    Yahu Büktel dur bir sakin ol.

    Ne var şimdi bunda neden yadırgıyorsun? Neden bu küplere binmelerin?

    Ne ektinse onu biçiyorsun, mahsulün hayırlı olsun!

    Sen kimsenin ehemmiyet vermediği bir iftira ile bir hocayı senelerce suçlamadın mı?

    Sana hak vermediğini söyleyenlere faşizanca baskı kurmaya çalışmadın mı?
    Hem delil var deyip hem yasal yollara başvurmak yerine çamur at izi kalsın yöntemini denemedin mi?

    10 yıllık çabana rağmen insanların senin deli saçması iddianı çok da mantıklı bulmaması ile çıldırıp etrafa baskı yapmadın mı?

    Senelerce sözde delil diye giyotin gibi kullandığın video kaydını kendi adınla yayınlamaya çekinip sonra Burak Caney adıyla yayınlatmadın mı?

    Ya da her kim ise bu Burak Caney, o bulup yayınladıktan sonra ancak yayınlamadın mı? Ve pek bir sarıldığın delilin olan videonu da yayınlamana karşın hala sana hak verenlerin sayısı bir elin beş parmağını bile bulabildi mi?

    Sen değil misin bir hocaya attığın iftira ile ve koparmaya çalıştığın fırtına ile baskıcı, despot faşist kimlik sergileyen?

    Sen değil misin belden aşağı iftiralarla bana türlü iftiralar atıp bunu da pişkinlik örneği göstererek mutlu mesut kamera karşısında anlatan?

    Sen değil misin Hilmi Bulunmaz'ı kışkırtıp, tetikçi gibi insanların üstüne salan?

    Sen değil misin yalan haberlerin üstüne atlayıp, yalan olduğu belgelense de pişkince görmezden gelen?

    Cevap hakkını hiçe sayıp "Hilmi'ye yayınlama" dedim diye verdiğin talimatla faşizan despot anti-demokrat kimliğinle övünen?

    Sen değil misin insanların cevap hakkını engelleyip, çöp kutularına attık diye alçakça, faşistçe, despotça davranan?

    Sen değil misin küfürlerle, sövgülerle O...Ç.... ları hakaretleriyle gri ruh sıkıcı sitenin manşetlerini dolduran?

    Sen değil misin sırf sana hak vermiyorlar diye tiyatro örgütlerine kara çalan, lakap takan?

    Sen değil misin emitasyon (çünkü antik yunan çağında yaşamadın günümüzde Antik Yunan yazmak olsa olsa emitasyon olur) Theope'nle kendi kutsal kitabını yaratan ve bu kutsal kitabına tapınmayanları topa tutmaya kalkan?

    Sen değil misinüç kuruşluk bilginle hiç anlamadığın anlayamadığın sosyalizme, 60 gençliğine, 70 gençliğine hakaretvari burun kıvıran?

    Sen değil misin bütün bu ruh halinle faşizmi ruhunun derinliklerinden kusan?

    Neden şimdi bu gocunma?

    Neden despot, baskıcı, ben merkeziyetçi, faşist, sansürcü, dezenformasyoncu, iftiracı ve küfürbaz kimliklerinden söz edilince rahatsız olman? Yarattığın, yaratmaya çalıştığın bu değil miydi? İçindeki canavarı sen besleyip büyütmedin mi? Bu canavar sana sevgili, jeep, şöhret olarak değil de finalde kötü bir dizide senaristlik ve binlerce insanın nefreti ve sadece 3-5 dosttan ibaret bir yaşam getirdiyse bize ne?

    Bütün bunlar sensin! Yüzleşmek istesen de istemesen de sen! Var git şimdi ister aynaya bak, istersen gri sitende biraz daha nefret kus daha da çirkinleş!

    Kimseyi de tehdidinle korkutamıyorsun bilmiş ol!

    Coşkun Büktel, küfür, sövgü, tehditle insanları yıldıramayınca şimdi de mahkemeye vereceğim imasıyla insanları katılmaktan alıkoymaya çalışıyor. Bir despota da ancak böyle yeni bir tehdit yakışırdı. Ver bakalım mahkemeye Coşkun Efendi, bakalım hakimler somut, açık, aleni küfür ve iftiralara, somut o...ç...’na mı değer verecek yoksa 11 yıl öncesinin sözlüğünden atılmış mecazi anlamlı zorlama küfürleştirme çabana mı?

    Hodri meydan el mi yaman bey mi yaman görelim Coşkun Efendi!

    KAYNAK: http://www.coskunbuktel.com/buktelhiccildirma.htm
  • Coşkun Büktel KÜFÜR KONUSUNDA LİNÇ KAMPANYASI İMZACILARININ "YATACAK YERİ YOK:

    YÜCEL ERTEN: Aaa, arkadaşlar şimdi gördüm bu Adem Dinç denen dalyarağı. Bu dörtvereni engelliyorum. Siz de zaten yeteri kadar "ortadaki sandık sike sike usandık" yapmışsınız. Bozmayın asabınızı bu apdestsizlere 

    KAYNAK: http://www.coskunbuktel.com/buktelyildizsahnesikapatmasi.htm
  • Coşkun Büktel BİZ, TAKMA İSİMLE SİTELER KURUP BİZE KALLEŞÇE İFTİRALARLA SALDIRAN, BİZİM İĞRENÇ FOTOMONTAJLARIMIZI YAYINLAYAN BURAK CANEY'E BUGÜN DE "OROSPU ÇOCUĞU" DEMEYE DEVAM EDİYOR BU SAPTAMAMIZI SAYFALARIMIZDAN ASLA SİLMİYOR, TÜKÜRDÜĞÜMÜZÜ YALAMIYORUZ! AMA BU TAVRIMIZ, TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAYIP SUÇ BELGELERİNİ "BAHAR TEMİZLİKLERİYLE" SİLEN LİNÇ KAMPANYASI DÜZENLEYİCİLERİNİN BURAK CANEY'İ SAVUNURCASINA BİZE "KÜFÜRBAZ" YA DA "KÜFÜRBAZ İKİLİ" DEMESİNE İZİN VERECEĞİMİZ ANLAMINA GELMİYOR. 

    MUSTAFA'NIN "BAHAR TEMİZLİKLERİ" ÜSTÜNE BUGÜNE DEK YAZILMIŞ EN KAPSAMLI VE EN USTACA YAZI:http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2009/12/iftirac-lincci-ve-sansurcu-tiyatro.html

  • Coşkun Büktel BUNLAR DA LİNÇ KAMPANYASI İMZACILARI TARAFINDAN DESTEKLENEN (ÖRNEĞİN, MUSTAFA DEMİRKANLI, ONUN KORSAN İNTERNET SİTESİNİN KÖŞE YAZARIYDI) BURAK CANEY ADLI İNTERNET SAPIĞI TARAFINDAN BİZE YÖNELTİLMİŞ "GÖRSEL KÜFÜRLER": http://hilmibulunmaz.blogspot.com/2007/10/burak-caney-fotoraf-sergisi.html

    hilmibulunmaz.blogspot.com
    Sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'a ait bu site, sosyalist kültürün oluşumuna katkıda bulunmak amacıyla yayınlanıyor.
  • Mustafa Demirkanlı Büktel, buraya senden başka yorum yapacak kimse yok galiba ben yapayım... Hilmi, sitesinde gördüğüme göre bugün suç duyurusunda bulunmuş, güzel... Suç duyurusunda sitemizdeki haberi durduğunu söylüyor, bize yani tiyatro Dergisi'ne ait resmi site... Yahu haber orada dururken, facebook'dan neden sileyim... Bu kaçıncı numaranız, sikip üzerime atmanız... facebook'dan silsem, kendi sitemde niye tutayım ki... Şu açıklamamı iyi oku... bir altta...
  • Mustafa Demirkanlı Sen şifreni Hilmi'ye vermiştin değil mi, sen açıklamıştın. Şuna yanıt ver, sonra ne dersen de... Melih Anık'ın yazısını kaynak göstererek yayımladım. Sonrasında Anık'ın yazının silinmesini isteyen maili aldım ve sildim, kendisine de bildirdim... Şimdi, senin şifreni verdiğin arkadaşının bu olay karşısındaki tavrını aktarıyorum... Mutlaka yanıt ver ya da sonsuza kadar sus.
  • Mustafa Demirkanlı Hilmi Bulunmaz: KORSAN ve LİNÇÇİ site işine gelmeyen yazıları siliyor; hemen tıklayın:http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/05/korsan-ve-lincci-site-isine-gelmeyen_19.html Anık'ın yazısını yayınladığımız linke tıklarsanız, haber yok, silmişiz... Hilmi, bulunmaz'da ne diyor? : İşine gelmeyen yazıları siliyor... Bakalım öyle mi?
  • Mustafa Demirkanlı Hilmi bulunmaz'ın sitesinden, 17 Nisan: Kibarlık abidesi Melih Anık, LİNÇÇİ siteye "sanal ihtarname" gönderdi... http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/05/kibarlk-abidesi-melih-ank-lincci-siteye.html ne diyor Anık? Yazımı kaldırın. Biz de bu isteğe uyup kaldırmışız... Peki bu ucuzluğu Büktel--Bulunmaz ikilisi neden yapıyor? Yanıtını da onlar versin...
  • Mustafa Demirkanlı Başa döneyim, bu ucuzluğu yapmışsınız... Peki, sitede haber dururken, facebook'dan niye sileyim ki? Sen mi sildin? Şifreni verdiğin Bulunmaz mı? Ya da bir ara aynı hesaptan yazıyordunuz, eski eşin Nalan mı? Belki de bir başkası?! Bilemem... Benim resmi sitemde haber duruyor, buradan neden sileyim ki? Biriniz açıklasın? yukarıdaki Melih Anık haberi ile birlikte... Bu ucuzluklar, Anık haberinde olduğu gibi, artık altınızı çaldırdınız, Büktel sana yakışmıyor bu ucuzluklar... Bu adama uymaktan vazgeç...
  • Mustafa Demirkanlı :)) İlk yorumumda "sikip" olmuş, doğrusu "silip" olacak... aslında yanlış yazılan da çok yanlış değil sanırım... sonraki yorumlarımda anlaşılmıştır...
  • Mustafa Demirkanlı Öfke kontrolü yapamayınca, yukarıda anlattığım saçmalıklarla sınırlı kalınamaz. Bulunmaz'ın son haberinin resim altı: "Bu fotoğrafı kullanmamın nedeni: En sevdiğim canlı (köpeği), en çok kavga verdiğim nesne! (DT reklam kulesi)" Bu şahsın, eşi, kızı, oğlu da canlı olduğuna göre ya üzülüyorlardır ya da onlar bile umursamıyorlardır. Beni ilgilendirmiyor, bir bilge olarak sen sorarsın bir ara... "Ne yazdığının farkında mısın" diye...

    (Kaynak: facebook)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder